Cuma

Müzelerin yıldızları: Troya Müzesi

Müzelerin Yıldızları'nın bu bölümünde, dünyanın en efsanevi şehirlerinden Troya'nın tarihini gözler önüne seren kültür ve sanat beşiği Troya Müzesi'ndeyiz.

Murakami: Yazarken kendinize güvenin

Bir şey açıklarken çok dikkatli olmalısınız. Kolay sözcükler ve iyi metaforlar, iyi alegori. Benim yaptığım da bu. Çok dikkatlice ve açıkça yazarım. Düşlerinizi Paylaşın... Düş görmek, romancıların düzenli işidir ama bunları paylaşmak bizim için daha da önemlidir. Paylaşma hissi olmadan romancı olamayız Keşfetmek İçin Yazın... Yazarken ben de bilmiyorum. Okurlar ve ben aynı yerdeyiz. Bir hikaye yazmaya başladığımda, sonunu hiç bilmiyorum, birazdan ne olacak bilmiyorum. Eğer bir cinayet söz konusuysa katilin kim olduğunu bilmiyorum. Kitabı yazıyorum çünkü onu bulmak istiyorum. Eğer katilin kim olduğunu bilseydim, yazmanın ne amacı kalırdı. Tekrar İşe Yarar Roman yazma modundaysam, sabah dörtte kalkarım ve beş-altı saat çalışırım. Öğleden sonraları on kilometre koşarım ya da 1,5 km yüzerim (veya ikisini de yaparım), sonra biraz okurum ve müzik dinlerim. Akşam dokuzda uyurum. Bunları her gün, rutin olarak yaparım. Tekrar etmenin kendisi önemli hale gelir; biri tür hipnoz gibi. Daha derin bir ruh hali için kendimi hipnotize ederim. Ancak bunu uzun süre sürdürmek -altı aydan bir yıla kadar- sağlam bir akıl sağlığı ve fiziksel güç ister. Bu anlamda uzun bir roman yazmak, hayatta kalma eğitimi gibidir. Fiziksel güç, sanatsal duyarlık kadar elzemdir. Dille Deney Yapın... Hayal edebildikleri tüm biçimlerde dilin olanaklarını denemek, tüm yazarların temel hakkıdır; o maceracı ruh olmadan ortaya yeni bir şey çıkaramazsınız. Kendinize Güvenin... En önemli şey güven. Hikayeyi anlatabilecek yeteneğe sahip olduğunuza, yeraltı suyuna ulaşabileceğinize, yapbozun parçalarını birleştirebileceğinize inanmalısınız. Bu güven ve inanç Senin işinin tonlarca roman okumak olduğunu düşünüyorum. Böyle harcıâlem bir gözlemle başladığım için üzgünüm ama bir romancı için bundan daha iyi bir eğitim olamaz. Roman yazmak için, bir romanın nasıl çatıldığını fiziksel olarak anlamalısınız… Hala gençken mümkün olduğunca fazla roman arasından geçmeniz bilhassa önemlidir. Her şeye el atabilirsiniz; büyük romanlar, çok da büyük olmayan romanlar, berbat romanlar, okumayı sürdürdüğünüz sürece hiç önemi yok! Fiziksel olarak ne kadar mümkünse o kadar hikayeyi sindirin. Kendinizi çok fazla iyi metne maruz bırakın. Çok fazla vasat metne de maruz bırakın. Bu sizin en önemli göreviniz. işinin tonlarca roman okumak olduğunu düşünüyorum. Böyle harcıâlem bir gözlemle başladığım için üzgünüm ama bir romancı için bundan daha iyi bir eğitim olamaz. Roman yazmak için, bir romanın nasıl çatıldığını fiziksel olarak anlamalısınız… Hala gençken mümkün olduğunca fazla roman arasından geçmeniz bilhassa önemlidir. Her şeye el atabilirsiniz – büyük romanlar, çok da büyük olmayan romanlar, berbat romanlar, okumayı sürdürdüğünüz sürece hiç önemi yok! Fiziksel olarak ne kadar mümkünse o kadar hikayeyi sindirin. Kendinizi çok fazla iyi metne maruz bırakın. Çok fazla vasat metne de maruz bırakın. Bu sizin göreviniz

Perşembe

Viagra zihin için de destek oluyor

University College London'dan araştırmacılar, Viagra ve Cialis gibi performans artırıcı ilaçların zihin için de bir destek olduğunu ortaya koydu. Performans artırıcı ilaç kullanan 269 bin 725 erkeğin tıbbi kayıtları, bunamanın en önemli nedeni olan Alzheimer riskinin ortalamadan yüzde 18 daha düşük olduğunu gösterdi. Çalışmanın yazarı Matthew Adesuyan, "Bu sonuçlar cesaret verici ve Alzheimer riskini azaltmanın yeni bir yoluna işaret ediyor olabilir" dedi. Çalışmada, Viagra ve Cialis gibi performans artırıcı ilaçların sadece kan damarlarını genişleterek penise giden kan akışını iyileştirmekte kalmayıp, aynı zamanda beyne giden kan dolaşımını da artırdığı keşfedildi. ÇEŞİTLİ ETKİLERİ TESPİT EDİLDİ Neurology dergisinde yayınlanan çalışmada, beyne gidebildikleri ve beyin hücresi aktivitesini değiştirebildikleri, hayvan çalışmalarında sinirleri koruma belirtileri gösterdikleri belirtildi. Düzenli olarak performans artırıcı ilacı kullanan erkeklerin Alzheimer'a yakalanma riskinin beş yıllık bir süre zarfında yüzde 18 daha düşük olduğu tespit edildi. Alzheimer riskinin, söz konusu ilaçları sık kullanan erkeklerde düştüğü gözlemlenmiştir. Araştırmacılar, kanıtlanması halinde performans artırıcı ilaçların kadınların hastalık riskini azaltmak için de kullanılabileceğini öne sürdü. Çalışmanın bir diğer yazarı Dr. Ruth Brauer, "Bu sonuçlar daha fazla araştırma yapılmasını gerektiriyor" ifadelerini kullandı.Kaynak: Cumhuriyet

Melisa Döngel'in futbolcu sevgilisi mi var?

Sosyal medya paylaşımlarıyla sürekli gündem olan ünlü oyuncu Melisa Döngel hakkında yeni bir iddia daha ortaya atıldı. Melisa Döngel'in bir futbolcu ile aşk yaşadığı iddia edildi. Kaynak: Cumhuriyet

Dünya’da her 5 kişiden 1’i kansere yakalanıyor

Türkiye’de yılda 250 bin yeni kanser tanısı konulduğunu ve bunun günde 600’den fazla kişiye denk geldiğini söyleyen Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Uzm. Dr. Yıldıray Tanrıver, “2030 yılında 13 milyondan fazla kişiyi maalesef kanserden kaybediyor olacağız. 22 milyon kişiye ise yeni kanser tanısı konuyor olacak. Dünyada her 5 kişiden 1’i ne yazık ki kansere yakalanıyor. Her 8 erkekten 1’i ve her 11 kadından 1’i kanserden hayatını kaybediyor. Bunların önlenmesi mümkün. Lütfen erken tanıya önem verelim. Sağlıklı ve uzun yaşamın formüllerini birlikte arayalım” diye konuştu. Kaynak: DHA

Çarşamba

BBC yüzyılın en iyi 100 filmini seçti

BBC dünya çapında 177 film eleştirmeni ile '21. Yüzyılın En İyi Filmleri'ni seçti. Listede 8 yönetmen, 3'er film ile yer aldı. Türkiye'den de bir yönetmen, listede kendisine yer buldu. Haberin devamı

Pazartesi

2 dakikada uykuya dalmanın yöntemi bulundu

Bu yöntem, orduda askerleri uyanık tutmak ve yorgunluktan hata yapmalarını engellemek için geliştirildi. Haberin devamı

Cristiano Ronaldo, 39 yaşında; işte kırdığı rekorlar

Futbol dünyasında birçok rekorun altında imzası bulunan Portekizli yıldız Cristiano Ronaldo, Brezilyalı Neymar, Arjantinli Carlos Tevez ve Galatasaray'ın da tarihine adını altın harflerle yazdıran Rumen eski futbolcu Gheorghe Hagi'nin bir ortak özelliği de aynı günde dünyaya gelmiş olmaları Haberin devamı

Gupse Özay: Kolumu keserim, iki böbreğimi bile veririm

Uzun bir aradan sonra "Lohusa" adlı filmle sevenlerinin karşısına çıkan Gupse Özay, eşi Barış Arduç hakkında konuştu. Haberin devamı

Perşembe

YAZMAYI VE YAZARLARI KONU ALAN 10 FİLM


Yazmak kimileri için bir ifade biçimi, kimileri içinse uğruna her şeyi göze alabilecekleri bir tutku. Bazen de her şeyin altını üstüne getirecek zorlu bir süreç... Biz de bu yazımızda başta yazma meselesine kafa yoranlar olmak üzere okurların ilgisini çekecek, yazma sürecini ve yazarları odak noktasına koymuş filmleri sizlerle paylaşıyoruz.


Çalıntı Hayat (The Words) 

“İnsan kelimelerin peşine düşerken elinden kaçırdığı bir hayat olduğunu ne zaman anlar? Ya anladığında o hayat geri dönülemeyecek kadar uzaktaysa ne hisseder? "Hayat ve hayal arasında seçim yapmalısın. İkisi çok yakındır ama birbirlerine değmezler." 

Orijinal adı “The Words” olan ülkemizdeyse “Kelimeler” yerine “Çalıntı Hayat” adıyla gösterime giren 2012 yapımı filmin yönetmen koltuğunda Brian Klugman ve Lee Sternthal oturuyor. Bradley Cooper, Jeremy Irons, Dennis Quaid, Zoe Saldana, Olivia Wilde gibi oyunculardan oluşan yıldız kadrosuyla dikkat çeken film, yazarlık konusunu tam anlamıyla merkezine koyuyor. Yazdığı kitabını yayımlatmaya çalışırken, övgülere rağmen her yerden olumsuz cevap alan genç yazar Rory Jansen bir gün yazarını tanımadığı bir metne ulaşır. Hikayeden etkilenen ve bunu editörüyle paylaşan yazarın ilk romanı basılır ve satış rekorları kırar. Genç yazar hayallerine ulaşmışken ve hayatında her şey yoluna girmişken bir gün kitabın gerçek yazarı gizemli bir şekilde ortaya çıkar ve genç yazar bu duruma kayıtsız kalamayarak kendiyle yüzleşmek zorunda kalır. 

Yazma sürecini, o süreçte yaşanan sancıları anlatan film aynı zamanda izleyicinin aklına şu soruyu da düşürüyor; “Çok istemek ve çaba göstermek yeterli mi yoksa bazen kalpten gelenleri yazmak yıllar süren bir çalışmadan daha mı değerli?” 

Hayalet Yazar (Ghost Writer) 

Eski bir gazeteci ve BBC muhabiri olan Robert Harris’in aynı isimli çok satan “Hayalet Yazar” romanından 2010 yılında beyaz perdeye uyarlanan film eski İngiliz başbakanının anılarını yazmakla görevlendirilmiş bir hayalet yazarı konu alıyor. Kitap için araştırma yaparken asla bilmemesi gereken pek çok sırra ulaşan yazar, hayatı pahasına gerçekleri ortaya

çıkarmaya kararlıdır. Hayalet yazar rolünde Ewan McGregor’ı izlediğimiz filmde ünlü oyuncuya Pierce Brosnan, Kim Cattrall, Olivia Williams eşlik ediyor. Politik göndermeleriyle dikkat çeken ve gerilim türünü sevenlerin ilgisini çekecek filmin yönetmen koltuğunda ise “Piyanist” filminden tanıdığımız Roman Polanski oturuyor. 

Lütfen Beni Öldürme (Stranger Than Fiction) 

Will Ferrell, Emma Thompson, Dustin Hoffman, Maggie Gyllenhaal, Queen Latifah gibi ünlü isimlerden oluşan oyuncu kadrosuyla hayranlık uyandıran “Lütfen Beni Öldürme” sıkıcı bir hayatı olan IRS ajanı Harold Crick’in sıra dışı hikâyesini anlatıyor. Yazar Karen Eiffel uzun yıllar süren roman çalışmasını tamamlamak üzeredir. Ana karakteri Harold Crick’i nasıl öldüreceğini tasarlarken aslında Harold’ın gerçekten onun kaleminden çıkanlarla yaşadığından habersizdir. Harold ise yazarın sesini duyduğunda olayları fark eder ve yaşamak için hikayesini yazan yazara ulaşmanın ve kendisini öldürmemesi için onu ikna etmenin yollarını bulmaya çalışır. 2006 yapımı fantastik komedi türündeki film sadece oyuncu kadrosu için bile izlenmeye değer. Siz de eğlenceli birkaç saat geçirmek istiyorsanız temposu yüksek filme bir göz atın. 


Tersyüz (Adaptation) 

Film, filmin senaryosuna da imza atan Charlie Kaufman’ın bir kitabı beyaz perdeye uyarlama sürecini konu alıyor. Hayatında zor günler geçiren ve kendini ispatlamaya çalışan Charlie’den Susan Orlean’ın Orkide Hırsızı’nın senaryosunu yazmasını isterler. Orkide üreticisi John Laroche'u konu alan kitabın uyarlamasını yazmaya çalışırken bir yandan da oldukça başarısız bir gerilim senaryosu yazan ikiz kardeşiyle uğraşmak zorunda kalan Charlie için işler yolunda gitmez. Yaşadığı bunalımı hikayeye yansıtmaya karar veren Charlie’nin bu hamlesi herkesin yaşamını etkileyecek olayların yaşanmasına neden olur. 

Gerçekle kurgunun iç içe geçtiği sıra dışı hikayesiyle hem yazarları hem de senaristleri konu alan filmin başrollerinde Nicolas Cage, Meryl Streep ve Chris Cooper yer alıyor. 2002 tarihli filmin yönetmen koltuğunda ise “John Malkovich Olmak” filminde de Charlie Kaufman ile birlikte çalışan Spike Jonze oturuyor. 

Evde (In the House) 

Sinemaseverlerin “Havuz” filmiyle tanıdıkları Fransız yönetmen François Ozon “Evde” filmiyle yine 2013 yılında izleyicinin karşısına çıkmıştı. Claude 16 yaşında sıradan bir öğrenci gibi görünmesine rağmen gözlemlerini kağıda başarıyla yansıtır. Bir ödev için arkadaşı ve ailesi hakkında mahrem bir metin yazan Claude yazdıklarıyla edebiyat öğretmeninin ilgisini çekse de bu konu onları içinden çıkılmaz olaylar zincirine sürükler. Filmin başrollerinde Ernst Umhauer, Fabrice Luchini ve Esther Artole yer alıyor. 

Paris’te Gece Yarısı (Midnight In Paris) 


Woody Allen’ın Avrupa şehirlerini odağa aldığı filmlerden biri olan “Paris’te Gece Yarısı” hem büyüleyici hikayesiyle hem de oyuncu kadrosuyla dikkat çekiyor. İyi bir yazar olma hayalleri kuran senarist Gil, nişanlısı ve nişanlısının ailesiyle Paris’e kısa bir tatile gider. Şehri gezdikçe Paris’e olan aşkı artan ve yazma istediği duyan Gil romanına ilham vermesi için bir gece yarısı yürüyüşe çıktığında kendini sihirli bir dünyanın içinde bulur. 1920’li yılların Paris’ine giden Gil yaşadığı bu gerçek dışı macerada Scott Fitzgerald, T. S. Eliot, Ernest Hemingway gibi önemli isimlerle tanışır. Bu ilginç hikayeye bir de oldukça etkileyici bir kadın olan Adriana dahil olunca tüm ailenin hayatı değişmeye başlar. 

Filmin başrollerini Owen Wilson ve Rachel McAdams paylaşırken, iki ünlü oyuncuya Adrien Brody, Marion Cotillard, Tom Hiddleston, Kathy Bates gibi deneyimli isimler eşlik ediyor. Edebiyatla iç içe geçmiş bu görkemli filmi mutlaka izlemenizi öneririz. 

Saatler (The Hours) 

Yazarı Michael Cunningham’a önemli edebiyat ödülleri kazandıran “Saatler” adlı kitaptan beyaz perdeye uyarlanan film; üç farklı zaman diliminde üç ayrı kadının yaşadıklarını konu alıyor. Dünyaca ünlü yazar Virginia Woolf’un yaşamına ve trajik ölümüne göndermeler yapan film; eksenine yazarın “Bayan Dalloway” romanını koyuyor. Ağır bir depresyonun pençesinde romanını tamamlamaya çalışan Virginia Woolf, yazılmasının üzerinden yıllar geçtikten sonra kitabı heyecanla okuyan ev kadını Laura Brown ve New York’lu editör Clarissa Vaughan... Birbirinden oldukça bağımsız görünen bu üç kadının bir gününü anlatan filmin başrollerinde Nicole Kidman, Julianne Moore ve Meryl Streep yer alıyor. Güçlü oyuncu kadrosuyla bile izlenmeye değer olan 2002 yapımı film Virginia Woolf’u canlandıran Nicole Kidman’a En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar kazandırmıştı. Hem okurlar hem de sinemaseverler tarafından övgülerle karşılanan filmin yönetmen koltuğunda Stephen Daldry oturuyor. 

Capote 

2005 yapımı Capote 20. Yüzyıl Amerikan edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan “Soğukkanlılıkla” adlı kitabın yazım sürecini beyaz perdeye yansıtıyor. Dergide yazarlık yapan Truman Capote bir gazetede okuduğu cinayet haberini araştırmak için "Bülbülü Öldürmek"in ünlü yazarı Harper Lee ile birlikte Kansas’a gider. Sonradan tarihe işlenmiş en vahşice cinayetlerden biri olarak geçecek bu vakanın çözümüne kadar giden süreci araştıran yazar cezaevindeki mahkumlarla yıllarca yaptığı görüşmelerin sonunda bu kitabı yazmaya karar verir. Okuyucuyu derinden etkileyen hikayesiyle roman aynı zamanda gerçek bir olaydan esinlenen ilk edebi eser olarak da edebiyat tarihindeki yerini alır. 

Aşkın Kitabı (Becoming Jane) 

Jane Austen hayranları buraya! “Aşkın Kitabı” kitapları defalarca kez beyaz perdeye uyarlanan Jane Austen’in ünlü bir yazar olmadan önceki hikayesini konu alıyor. Yazar olarak yeteneklerini ortaya koymasına rağmen kadın olduğu için bu yeteneklerini baskılamak zorunda bırakılan Jane her şeye rağmen zengin bir adamla evlenme önerilerine karşı çıkar. Hem çevresine hem de topluma bir yazar olarak kendini kanıtlama çabasına girişen Jane, bu arada karşısına çıkan Tom Lefroy ile büyük bir aşk yaşar. Yazarın olgunluk dönemi eserlerinde etkilerini gördüğümüz bu tutkulu aşkı konu alan 2007 yapımı filmin başrollerini Anne Hathaway ve James McAvoy paylaşıyor. Bu biyografik film özellikle romantik film sevenlerin listesine alması gereken yapımlardan biri. 

Gizli Pencere (Secret Window) 

Gerilim ve korku türünün usta yazarı Stephen King’in hikayesinden beyaz perdeye uyarlanan “Gizli Pencere”nin odağında başarılı bir gerilim yazarı olan Mort Rainey yer alıyor. Karısından yeni boşanan Rainey yazma konusunda da sıkıntılar yaşamaya başlayınca ıssız bir bölgede bir kulübeye yerleşir. Zor günler geçiren Rainey’nin hayatı John Shooter adlı bir adamın kapısını çalıp hikayelerini çalmakla suçlamasıyla hepten karışır. Bir kedi fare oyununa dönen hikaye her geçen dakika daha tehlikeli bir hal alırken izleyiciye de temposu düşmeyen bir film vadediyor. Usta oyuncular Johnny Depp, Timothy Hutton ve John Turturro filmin başrollerini paylaşıyorlar. 2004 yapımı gerilim filmin yönetmen koltuğunda ise David Koepp oturuyor. 

Alıntı

Çarşamba

Alzheimer bulaşıcı olabilir mi?

İngiliz araştırmacılar, hastaların büyüme hormonları ile tedavi edildikten sonra Alzheimer hastalığına yakalandığını keşfetti. Haberin devamı

Salı

Kilo alma tarihe karışacak

California San Diego Üniversitesi’nden uzmanlar, fareler üzerinde yaptıkları araştırmada yağ hücrelerinin “enerji yakma yeteneğini kaybetmesinden” tek bir genin sorumlu olduğunu keşfetti. Ekip, kemirgenler yüksek yağlı bir diyetle beslendiğinde hücrelerinin parçalandığını ve yağ yakma konusunda daha az etkili hale geldiğini keşfetti. Araştırmacılar tüm bu sürecin tek bir gen tarafından kontrol edildiğini keşfetti. Bu gen, gen düzenleme yoluyla çıkarıldığında, aynı yüksek yağlı diyeti yerken bile kemirgenlerin aşırı kilo almasını durdurdu. UC San Diego’da tıp profesörü Dr. Alan Saltiel, “Aşırı yemekten kaynaklanan aşırı kalori yükü kilo alımına neden olabilir ve aynı zamanda enerji yakımını azaltan, obeziteyi daha da kötüleştiren bir metabolik süreci tetikler” dedi. Doktora göre bu gen, sağlıklı kilodan obeziteye geçişin kritik bir parçası. İnsanlar yaktığından daha fazla kalori tükettiğinde, yağ hücrelerinin enerji yakma yeteneği başarısız olmaya başlar. Bu da obez kişilerin kilo vermesini zorlaştırmasının nedenlerinden biridir. Dr. Saltiel, “Keşfettiğimiz temel biyoloji ile gerçek klinik sonuçlar arasındaki doğrudan karşılaştırma, bulguların insanlarla olan ilgisinin altını çiziyor ve yeni tedavilerle obezitenin önlenmesine yardımcı olabileceğimizi gösteriyor.” dedi. Kaynak: Karar

Bolluğun ve zenginliğin meyvesi: Nar

İnsanlığın tükettiği sağlıklı ve lezzetli bir meyve olmasının yanı sıra nar, dini kitaplar, mitolojiler ve kültürlerde önemli bir yere sahiptir. Tedavi edici ve şifalı bitkiler arasında yer alan bu meyvenin vücudu, kalbi kuvvetlendirme gibi özellikleri vardır. Anadolu’da çeşitli kültürel alışkanlıklarda kullanılan nar, evliliğin devamlılığını, bereketi, zenginliği temsil eder. Halk arasında çeşitli anlayışlar ve alışkanlıklarda, yeni yılda evde nar kırmak gibi ritüeller, sene içinde evde bolluğun ve zenginliğin olacağı inancını temsil eder. Ruhun ölmezliğini sembolü olarak da kullanılan nar, pek çok mitolojide de önemli bir yere sahiptir. Yunan mitolojisinde Hera, Demeter, Persephone ve Afrodite gibi önemli tanrıçaları ve kişileri temsil ederken pek çok hikayenin de ana konusu ve kilit noktası niteliğindedir. Yunanlılara göre nar, şarap tanrısı Dionysos’un akan kanından fışkırmıştır. Persephone’nin ölüler diyarına kaçırılmasından sonra orada yediği nar taneleri ile ölüler diyarına mahkum olur. Orada Hades’le evlenir ve nar bu hikayede aynı zamanda evlilik bağının çözülmezliğinin simgesini yansıtır. Kızının yaşadığı bu olayla yasa boğulan ekinler tanrıçası Demeter, toprağın küsmesine ve kuraklığın başlamasına neden olmuştur. Bir diğer efsane ise güzelliği ile Afrodite ile yarışan Side’nin babasının eziyetleri nedeni ile annesinin mezarı başında canına kıymasından sonra, tanrıların ona üzülmesi ve kanının aktığı yerde, güzelliğine ithafen nar ağacı çıkartmalarını anlatır. İslam’da cennet meyvesi olarak, tanelerinin yere dökülmesi günah sayılmıştır. Tüm yıl yeşil kalmasıyla ruhun ölümsüzlüğünü temsil eder, nazardan ve kötülüklerden korur. İnsan soyunu taşıyan Nuh’un gemisi için de bir sembol olarak görülmüştür. Mitolojide de olduğu gibi karşımıza çıkan bu sınanmalarda benzer olarak Adem ve Havva için yasaklanan ağacın özelliklerine de benzetilir. Hristiyanlıkta ise nar, iffetini korumasına rağmen İsa’yı doğurmasıyla, içinde binlerce tohumu taşıyan Bakire Meryem’i simgeler. Aynı zamanda nar bu dinde dirilişin de simgesidir. Kaynak: Türkiye Zeka Vakfı

Ebrar Karakurt: Türkler ve Ruslar birbirine çok benziyor

2023’ün Haziran ayında Rusya takımlarından Lokomotiv Kaliningrad’a transfer olan milli voleybolcu Ebrar Karakurt, son dönemdeki yüksek performansı ile kariyer rekorunu kırarak Rus ligine damga vurdu. Başarılı voleybolcu, yaklaşık 8 aydır bulunduğu Rusya'daki serüvenini Sputnik’e anlattı. Röportajın tamamı

Pazartesi

Kıvanç Tatlıtuğ ve ailesi Türkiye’den ayrılıyor! İşte nedeni

Aktör Kıvanç Tatlıtuğ ve eşi Başak Dizer, oğulları Kurt Efe’nin eğitimini Londra’da sürdürme kararı aldılar. 2022’de doğan Kurt Efe’nin eğitimine büyük önem veren çift, Bergüzar Korel ve Halit Ergenç çiftinin benzer bir yol izlemesinden ilham aldı. Kaynak: Yeniçağ