Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi

Yatmadan önce odanızı havalandırın

Derin, güzel bir uyku için odanızı havalandırın. Avusturya'ya taşınan bir Kanadalı,Avusturya'da lüften geleneğine çok şaşırdı. Lüften, odaların birkaç dakikalığına şok havalandırılması anlamına geliyor. Kışın en soğuk havalarda bile odaları havalandırıyorlar. soğuk havaya maruz kalınması halinde, uyku kalitesi de artıyor. Zira melatonin(uyku hormonu) soğukta salgılanıyor.Kaynak:Medi(x platformu)

Cumartesi

Saç boyamak sağlığa zararlı mıdır?

Bakalım araştırmalar saç boyası ile kanser arasında nasıl bir ilişki kuruyor. Haberin devamı

Kolonyanın ve sabunun tarihi

TRT2 Tarih Söyleşileri'nin bu bölümünde, tıp tarihçisi Rana Babaç Çelebi ve araştırmacı yazar Mehmet Mazak ile temizliğin, sabunun ve kolonyanın tarihi konuşuluyor .Video

Perşembe

Viagra zihin için de destek oluyor

University College London'dan araştırmacılar, Viagra ve Cialis gibi performans artırıcı ilaçların zihin için de bir destek olduğunu ortaya koydu. Performans artırıcı ilaç kullanan 269 bin 725 erkeğin tıbbi kayıtları, bunamanın en önemli nedeni olan Alzheimer riskinin ortalamadan yüzde 18 daha düşük olduğunu gösterdi. Çalışmanın yazarı Matthew Adesuyan, "Bu sonuçlar cesaret verici ve Alzheimer riskini azaltmanın yeni bir yoluna işaret ediyor olabilir" dedi. Çalışmada, Viagra ve Cialis gibi performans artırıcı ilaçların sadece kan damarlarını genişleterek penise giden kan akışını iyileştirmekte kalmayıp, aynı zamanda beyne giden kan dolaşımını da artırdığı keşfedildi. ÇEŞİTLİ ETKİLERİ TESPİT EDİLDİ Neurology dergisinde yayınlanan çalışmada, beyne gidebildikleri ve beyin hücresi aktivitesini değiştirebildikleri, hayvan çalışmalarında sinirleri koruma belirtileri gösterdikleri belirtildi. Düzenli olarak performans artırıcı ilacı kullanan erkeklerin Alzheimer'a yakalanma riskinin beş yıllık bir süre zarfında yüzde 18 daha düşük olduğu tespit edildi. Alzheimer riskinin, söz konusu ilaçları sık kullanan erkeklerde düştüğü gözlemlenmiştir. Araştırmacılar, kanıtlanması halinde performans artırıcı ilaçların kadınların hastalık riskini azaltmak için de kullanılabileceğini öne sürdü. Çalışmanın bir diğer yazarı Dr. Ruth Brauer, "Bu sonuçlar daha fazla araştırma yapılmasını gerektiriyor" ifadelerini kullandı.Kaynak: Cumhuriyet

Dünya’da her 5 kişiden 1’i kansere yakalanıyor

Türkiye’de yılda 250 bin yeni kanser tanısı konulduğunu ve bunun günde 600’den fazla kişiye denk geldiğini söyleyen Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Uzm. Dr. Yıldıray Tanrıver, “2030 yılında 13 milyondan fazla kişiyi maalesef kanserden kaybediyor olacağız. 22 milyon kişiye ise yeni kanser tanısı konuyor olacak. Dünyada her 5 kişiden 1’i ne yazık ki kansere yakalanıyor. Her 8 erkekten 1’i ve her 11 kadından 1’i kanserden hayatını kaybediyor. Bunların önlenmesi mümkün. Lütfen erken tanıya önem verelim. Sağlıklı ve uzun yaşamın formüllerini birlikte arayalım” diye konuştu. Kaynak: DHA

Pazartesi

2 dakikada uykuya dalmanın yöntemi bulundu

Bu yöntem, orduda askerleri uyanık tutmak ve yorgunluktan hata yapmalarını engellemek için geliştirildi. Haberin devamı

Çarşamba

Alzheimer bulaşıcı olabilir mi?

İngiliz araştırmacılar, hastaların büyüme hormonları ile tedavi edildikten sonra Alzheimer hastalığına yakalandığını keşfetti. Haberin devamı

Salı

Kilo alma tarihe karışacak

California San Diego Üniversitesi’nden uzmanlar, fareler üzerinde yaptıkları araştırmada yağ hücrelerinin “enerji yakma yeteneğini kaybetmesinden” tek bir genin sorumlu olduğunu keşfetti. Ekip, kemirgenler yüksek yağlı bir diyetle beslendiğinde hücrelerinin parçalandığını ve yağ yakma konusunda daha az etkili hale geldiğini keşfetti. Araştırmacılar tüm bu sürecin tek bir gen tarafından kontrol edildiğini keşfetti. Bu gen, gen düzenleme yoluyla çıkarıldığında, aynı yüksek yağlı diyeti yerken bile kemirgenlerin aşırı kilo almasını durdurdu. UC San Diego’da tıp profesörü Dr. Alan Saltiel, “Aşırı yemekten kaynaklanan aşırı kalori yükü kilo alımına neden olabilir ve aynı zamanda enerji yakımını azaltan, obeziteyi daha da kötüleştiren bir metabolik süreci tetikler” dedi. Doktora göre bu gen, sağlıklı kilodan obeziteye geçişin kritik bir parçası. İnsanlar yaktığından daha fazla kalori tükettiğinde, yağ hücrelerinin enerji yakma yeteneği başarısız olmaya başlar. Bu da obez kişilerin kilo vermesini zorlaştırmasının nedenlerinden biridir. Dr. Saltiel, “Keşfettiğimiz temel biyoloji ile gerçek klinik sonuçlar arasındaki doğrudan karşılaştırma, bulguların insanlarla olan ilgisinin altını çiziyor ve yeni tedavilerle obezitenin önlenmesine yardımcı olabileceğimizi gösteriyor.” dedi. Kaynak: Karar

Pazartesi

üçlü salgın uyarısı: Öksürük, nefes darlığı ve halsizlik varsa dikkat

Türkiye'de Covid-19, influenza (mevsimsel grip) ve solunum sinsityal virüsü (RSV) gibi üç farklı enfeksiyon bir arada çoklu salgın yarattı. Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, çoklu salgına ilişkin alınması gereken önlemleri anlatırken bir de çağrı yaptı: "Öksürük, nefes darlığı ve halsizlik varsa dikkat edin" dedi. Haberin devamı

Cuma

Tayt ve sıkı kotlar pıhtı attırabiliyor

Son yılların modası sıkı tayt ve dar kot pantolonlar, bacaklardaki toplardamarlarda kan pıhtısının oturmasına (derin ven trombozu) ve bunun akciğere gitmesine yol açabiliyor. Hamileler, aşırı kilolular, uzun uçak yolculuklar (ve diğer seyahatler) yapanlar, doğum kontrol hapı kullananlar, kanser hastaları, uzun süre ayakta veya masa başında çalışanlarda risk daha da artıyor. Haberin devamı

Sosyal medya için yeni tehlike: Mükemmel an sendromu!

Sosyal medyanın da etkisiyle yaşadıkları deneyimlerin beklentilerini karşılamaması nedeniyle pek çok insan, "mükemmel an sendromu" ile karşı karşıya. Bu sendrom, yaşamımız yüksek beklentilerimizi karşılamadığında ortaya çıkan ve hayal kırıklığı hissine neden olan oldukça popüler bir kavram. "Mükemmel an sendromu" çok çeşitli faktörlerle ilişkili olabiliyor ancak asıl faktör, sosyal medyanın zihni güzel yerler, imrenilecek anlar ve duygusal açıdan yoğun deneyimler ile görüntüleri doldurması. Tekrar tekrar gördüğümüz bu paylaşımlar, çok farklı bir gerçekliği (ya da sözde gerçekliği) gösteriyor. Böyle zamanlarda karşılaştırmanın zihinsel sağlığa yönelik büyük bir tehdit olduğu sıklıkla dile getirilir. NTV'nin haberine göre Instagram ve TikTok gibi platformlarda tasvir edilen mükemmel görünen hayatlardan etkilenmemek neredeyse imkansız. Uzmanlara göre bunun nedeni kültürümüzde mutluluğu sevildiğini hissetmek, güzel bir kahkaha atmak veya sadece kendimizle barışık olmak gibi içsel şeyler yerine dış faktörlerle ilişkilendirme eğiliminde olmamız. ETKİLERİ NELER? Uzmanlar sürekli hayal kırıklığı hissedenlerin ruh sağlığının ciddi şekilde etkilediğini belirtiyor. Bu kişiler çoğunlukla arzu ettikleri mükemmel hayatlara sahip olmadıkları için kendilerini suçluyorlar. Bu gerçekleştiğinde mükemmel anın peşinde koşmak, kendine zarar vermeye yol açabilecek "aşağılık" duygusunu besliyor. Çoğu zaman her anın mükemmel halini planlamaktan doğan kronik stres sorunları da ortaya çıkabiliyor. 'KARAMSARLIK YAPIYOR' Bu sendrom kendimizi yorgun ve dengesiz hissetmemize ya da daha fazla sosyal etkileşim için insanlarla bağlantı kurmamıza neden oluyor. Uzmanlar bu sendromun bir tür "karamsarlık fabrikası" olduğunu çünkü ulaşılamaz mükemmel anı asla deneyimlemediğimiz için zihnimizin olumsuzluğa alıştığı bir kısır döngü yarattığını söylüyor. NASIL BAŞA ÇIKILIR? Bu duyguyu yenmek için işe sosyal medya kullanımını azaltarak başlayın çünkü ustaca hazırlanmış mükemmel durumlara sürekli maruz kalmak boşluk hissini güçlendiriyor. Dinlenme, boş zaman geçirme, bol bol gülme ve eğlence ihtiyaçlarını karşılayan günlük alışkanlıklar ayrıca yardımcı olabilir. Ayrıca yoga, meditasyon ve spor gibi zihinsel sağlık aktiviteleri, dış etkenlerden bağımsız olarak olumlu bir ruh halinin korunmasına yardımcı olabilir. Pek çok araştırma, farkındalık kazanmanın bu hislerle daha iyi başa çıkmamıza yardımcı olabileceğini kanıtlıyor. Şimdiki zamana odaklanarak, ne olabileceğine takılmadan, onu takdir edebilmek "mükemmel an" arayışını durdurmakta önemli rol oynuyor. Kaynak: Sputniknews

Salı

İngiltere'de kemoterapiden çok daha hafif bir kanser ilacı çocuklara uygulanmaya başladı

İngiltere'de kanser hastası bazı çocuklara kemoterapiden çok daha az toksik olan yeni bir tür ilaç tedavisi uygulanmaya başladı. 11 yaşındaki Arthur, kan kanseri (lösemi) nedeniyle Londra'daki Great Ormond Street Hastanesi'nde bu tedaviyi ilk deneyenlerden biriydi. Haberin devamı

Pazar

Siz mikrobiyotanıza iyi bakın, o da size bakar

Bağırsak mikrobiyotasıyla ilgili artan çalışmalar, pek çok hastalığın tanı ve tedavisi için yeni kapılar aralıyor. Haberin devamı

Perşembe

İnsan zihnin bilmecelerle dolu sır perdesi: rüyalar

Rüya, uyku sırasında ortaya çıkan halüsinasyonlardır ve çoğunlukla hatırlamanın zor olduğu REM (Hızlı Göz Hareketi) uykusu sırasında meydana gelir. Rüyaların doğası ve amacı hala tam olarak anlaşılamamış olsa da neden rüya gördüğümüze dair yaygın olan bazı teoriler vardır. Terapist rüyalar: Duygusal bağlantılar kurma yeteneğine sahip beyin bölgelerinin etkisiyle, hayatınızdaki duygusal dramalarla yüzleşmenin bir yolu olarak işlev görürler. Savaş ya da kaç eğitimi rüyaları: Rüyaların “amigdala” ile ilişkili bölgeleri aktive etmesi ve insanı tehditlere karşı hazırladığına ilişkin bir teoridir. Amigdala, beynin hayatta kalma içgüdüsü ve savaş ya da kaç tepkisi ile ilişkili kısmına verilen addır. Bu kısmın uyku sırasında uyanık olduğunuz zamana göre daha aktif olması sebebiyle beyninizin sizi bir tehditle başa çıkmaya hazırlamasının bir yolu olduğu düşünülür. Ayrıca REM uykusu sırasında sinir sinyalleri kasları gevşeterek rüyalarınızdaki hareketlerinizi engeller. Bu sayede uykunuz sırasında koşmaya veya yumruk atmaya çalışmazsınız. İlham perisi rüyalar: Rüyalar yaratıcı düşünceleri teşvik etme işlevi görebilir. Mantık filtresi olmadan, rüyalar yaratıcı akışı engellemeden fikirlerin serbestçe gelişmesine izin verebilir. Hafıza yardımcısı rüyalar: Yeni bir bilgi öğrendikten sonra uyursanız, bu bilgiyi uyumadan hatırlamanız istendiğine kıyasla daha iyi hatırlayabilirsiniz. Rüyaların hafıza depolamayı ve hatırlamayı nasıl etkilediği henüz net olarak anlaşılamamakla birlikte beynin önemli bilgileri daha verimli bir şekilde depolamasına yardımcı olduğu düşünülmektedir. Rüyaları Etkileyen Faktörler Nelerdir? Sağlık koşulları: Rüyalar üzerindeki en büyük etkilerden biri de ne kadar süre uyuduğunuzdur. Bir veya daha fazla gece uykusuz kalmak sonunda REM uykusuna geçtiğinizde beyninizin bazı kısımlarını çok daha aktif hale getirebilir. Huzursuz geceler geçirdiyseniz muhtemelen daha canlı rüyalar görürsünüz ve bu rüyaları hatırlama olasılığınız daha yüksektir. Ayrıca hamilelik durumunda artan hormon üretimi beynin düşünceleri ve duyguları işleme biçimini etkilediğinden genellikle daha yoğun rüyalar görülmesine yol açar. Bazı ruh sağlığı bozuklukları veya ruh hali ile ilgili durumlar da rüya kalitesini etkileyebilir. Ayrıca antidepresanlar ve antipsikotikler de dahil olmak üzere bu durumlara yönelik ilaçlar kabus görme riskini attırır. Gıdalar: Tüketilen gıdaların gördüğünüz rüyanın içeriğini etkilediğine dair kesin kanıtlar olmamakla birlikte bazı gıdaların rüyalarınızı daha iyi hatırlamanıza sebep olabileceği düşünülmektedir. Ayrıca gece boyunca sık sık uyanmanıza neden olan yiyecekler, REM aşamasında daha sık uyanmanıza neden olabilir. Bu durum rüyalarınızın hatırlanma olasılığını arttırır. Günlük aktiviteler: Egzersiz yapmak daha hızlı uykuya dalmanıza ve derin uykuda daha fazla zaman geçirmenize yardımcı olur. Aynı şekilde günlük stresin etkili bir şekilde yönetilmesi yatağa taşınan stres ve kaygı olasılığını azaltarak kabusların azalmasına ve uyku kalitesinin artmasına yardımcı olur. GÖRÜLEN RÜYALARI HATIRLAMAK İÇİN NELER YAPILABİLİR? Rüyaların hatırlanmasının zorluğunun temel nedenlerinden biri, rüya sırasında hafıza ile ilişkili beyin kimyasalının ve hatırlamayı destekleyen beyin elektriksel aktivitesinin en düşük seviyelerde olmasıdır. Rüyalarınızı hatırlamanıza yardımcı olabilecek iki yol vardır. Bunlar biri, uykuya dalarken kendinize rüyanızı hatırlamak istediğinizi söylemenizdir. Eğer son düşünceniz buysa muhtemelen hafızanızda hala taze olan bir rüyayla uyanırsınız. İkincisi ise yataktan kalkmadan veya başka bir şey düşünmeden rüyanıza dair sahip olduğunuz görüntülere ve anılara odaklanarak yatağınızın yanındaki bir not defterine veya akıllı telefonunuza bunları yazmak olacaktır. Bu yöntemler sayesinde rüyalarınızı çok daha kolay hatırlayabilirsiniz.

Salı

CİLDİN DÜŞMANI PSİKOLOJİK YAŞLANMA!


 


Cildin yaşlanması yüzde 40 yapısal yüzde 60 dış etkenlerden kaynaklanıyor. En önemli dış nedenlerden biri de psikolojik yaşlanma. Estetik Koçu İsabel Zey şunları söylüyor:

İyi beslenerek, spor yaparak kronolojik yaşlanmayı azaltabiliriz. Birçok fiziksel önlem alarak cildimizi foto-yaşlanmaya karşı koruyabiliriz. Peki psikolojik yaşlanmaya karşı vücudumuzu nasıl koruyacağız?

Tabii ki karşılaştığımız birçok zorluğu, sıkıntıyı kendimizden uzaklaştırmak, onlarla baş etmek o kadar da kolay olmuyor. Günümüz dünyasında bireylerin sırtındaki yük giderek artıyor. İş hayatı yükünün stresi, para kazanma stresi, aile olma stresi, çocuk anne eş baba olma stresi ya da yalnız olma stresi, her daim güçlü görünmek için verdiğimiz mücadele… yeter mi? Hayır yetmez!

Her daim bakımlı ve hoş da görünmek istiyoruz. İyi anne olmak istiyoruz, iyi bir eş olmak istiyoruz, başarılı bir kariyer yapmak, iyi bir evlat olmak istiyoruz. Tüm bunları yapmaya çalışırken bazen tökezleyebiliyoruz, bazen yetişemiyoruz, bazen başaramıyoruz, bazense hepsi birden olmak istemiyoruz.

Bu bizi eksik, yetersiz ya da işe yaramaz mı yapar? Elbette hayır.

En kolay tabiri ile özellikle kadınların gülünü solduran yegane şey psikolojik olarak yıpratan olaylar. Boşanma, aldatılma, kandırılma, küçük görülmek, aşağılanmak, bir yakınını kaybetmek, çocuğu ile ilgili bir problem yaşamak, sahip olduklarını kaybetmek, işini maddiyatını maneviyatını saygınlığını kaybetmek... Tüm bunlar özellikle bir kadını yaşlandıran şeyler.

Üzgün ve yorgun görünen bir yüz için yapılabilecek çok şey var. Botokslar, dolgular, ameliyatsız yüz gençleştirme, ulthera, scarlets, diamond shine terapi gibi birçok çözüm ile yüzünüzde kaybettiğiniz o diriliği ve gençliği tekrar geri kazanabilirsiniz.

Kendimizi beğenmek bir kadın olarak bizlerin en temel psikolojik ihtiyacıdır. Aynaya baktığımızda kendimizi güzel bulmak, kişisel bir motivasyon ve öz güven sağlar.

 

 

Pazartesi

az kardeşlilerin zihin sağlığı, çok kardeşlilerden daha iyi

ABD ve Çin'de yapılan yeni araştırmada az kardeşli ya da kardeşsiz çocukların zihin sağlığının, çok kardeşli akranlarından daha iyi olduğu ortaya çıktı. ABD ve Çin'de yapılan yeni araştırmada az kardeşli ya da kardeşsiz çocukların zihin sağlığının, çok kardeşli akranlarından daha iyi olduğu ortaya çıktı. ABD'deki Ohio State Üniversitesi'nin yürüttüğü araştırmada, Çin devletinin fonladığı Çin Eğitim Paneli Çalışması'nda yer alan ortaokul son sınıftaki 9 bin 400 çocuğun verileri incelendi. Haberin devamı

Pazar

"Her bir parmak izi eşsiz değilmiş!

ABD'nin önde gelen üniversitelerinden Columbia'da okumaya hazırlanan Gabe Guo, bölümdeki hocaların birinden "Her bir parmak izinin gerçekten eşsiz olduğunu düşünüyor musun?" sorusunu duyduğunda önündeki üç yıl boyunca buna cevap vermek için uğraşacağını bilmiyordu. Guo, artık Bilgisayar Bilimleri bölümünde okuyan bir öğrenci. Ancak Buffalo Ünviersitesi'ndeki öğretim görevlisi Wenyao Xu'yla birlikte bir ekibi yöneterek bir araştırma yapmış durumda. Bu hafta bilimsel dergi Science Advances'ta yayımlanan makalesi, ezber bozan bir iddia ortaya koydu: Hayır, parmak izlerinin hepsi eşsiz değil. Araştırmasından önce adli bilimler konusunda hiçbir tecrübeye sahip olmayan Guo, özellikle bu camiadan tepkiler aldığını ve pek çok derginin kendilerini reddettiğini anlatıyor: Makalemizin ilk versiyonlarını görünce iki parmak izinin birbirine benzememesinin iyi bilinen bir gerçek olduğunu söylediler. Sanırım bu gerçekten araştırmamızın gelişmesini sağladı çünkü içine daha fazla veri ekledikçe kanıtlar yadsınamaz hale geldi. Ekip, ABD yönetiminin elindeki 60 bin parmak izini bir yapay zeka modeline yükledi. Bir kişinin farklı parmaklarının izlerinin sağlam benzerlikler gösterdiği ve iki parmak izinin aynı kişiye ait olduğunu bulma oranının yüzde 77'ye ulaştığı ortaya çıktı. Guo, parmak izinin ortasındaki eğim ve açıların yapay zekanın işini kolaylaştırdığını saptadıklarını söylüyor. Araştırmanın yazarları, adli tıpta kullanılabilecek kadar isabetli sonuçlar için daha geniş çaptaki veri setlerinin incelenmesi gerektiğini de ekledi. Guo, böylece kapanan davaların yeniden açılarak faillerin tespit edilebileceğini savunuyor: Dosyadaki parmak izleriyle olay yerinde bırakılan izler eşleştirilerek kapanan davalara yeni ipuçları sağlanabilir. Diğer yandan gereksiz yere soruşturulan masum kişilere de yardımcı olabilir. Kanımca bu toplum için bir kazançtır. Diğer yandan Lozan Üniversitesi'ndeki adli bilimler bölümünde eğitim veren Christophe Champod, Guo ve ekibinin zaten bilinen şeyleri iyi pazarladığını savundu. Guo, araştırmaya dışarıdan bakan uzmanın iddiasına şöyle yanıt veriyor: Benzerliğin parmak izinin ortasındaki yükseltiyle ilgili olduğunu açıkça ortaya koyan ilk kişileriz. Aynı kişiye ait farklı parmakların izlerini eşleştirmeye çalışma konusunda da ilkiz, en azından otomatik bir sistemle bunu sağladık. Independent Türkçe, CNN, Science Advances

Perşembe

Depresyon ve yalnızlık, erken bunama riskini artırıyor

Bunama genellikle ileri yaşlardaki yetişkinlerin mustarip olduğu bir hastalık olsa da her geçen yıl erken bunama teşhisi konan genç yetişkinlerin sayısı artıyor. Haberin devamı

Yapay zeka; meme kanserini doktorlardan daha iyi teşhis etti,



Google'ın sağlık araştırmaları birimi Google Health ve İngiltere'deki Imperial College'ın geliştirdiği bir yapay zeka programı, altı doktor tarafından 29 bin kadının mamografi filmleri temel alınarak hazırlandı.

Sonuçları bilim dergisi Nature'da yayımlanan araştırmaya göre, geliştirilen algoritma, filmleri iki doktorun birden incelemesi kadar iyi sonuçlar verdi.

Yapay zeka, mamografi filmlerini bir radyoloğun okuduğu vakaların yüzde 7' sinde kanserin atlandığını tespit etti.

Vakaların yüzde 2'sinde ise meme kanseri teşhisi konulan kadınların aslında hasta olmadıkları belirlendi.

Kaynak / BBC Türkçe



Cumartesi

Anne sütü internete düştü!


Doğum sonrası sütü fazla olan anneler, anne sütünü internet siteleri üzerinden yasal olmayan şekilde satışa çıkardı. Süt satan ailelerden bazıları bunu hayır amaçlı yaptığını belirtirken bazıları da sütün 100 miligramını 100 liraya sattığını söyledi. İnternet üzerinden alınacak sütlerin sağlık risklerine dikkat çeken uzmanlar ise "Kaynağı bilinmeden bebeğe verilen bu sütler hepatit, AIDS gibi hastalıklar ve çeşitli enfeksiyonlara yol açabilir" uyarısında bulundu.
"Bu siteler yasal değil"
İnternet üzerinden gerçekleştirilen sütanneliğin son yıllarda hızla arttığını ifade eden Altınbaş Üniversitesi’nden Mikrobiyolog Öğr. Gör. Dr. İpek Ada, "Emziren anneler yasal olmayan sitelerdeki annelerden süt arayışında bulunuyorlar. Bu iş ticarete dönüşmüş durumda. Bu siteler yasal değil ve ne yazık ki ülkemizde yaklaşık olarak mililitre başına 200 liraya kadar bu sütler satılıyor. Türkiye'de sütannelik gelenekselleşmiş bir yapı. Eskiden de süt annelik vardı fakat bu tanıdık yakın çevreden temin edilirdi. Son yıllarda ülkemizde bunlar sanal ortamda yaygınlaştı" dedi.
Kaynak/ T24